Beklenmedik Bir Dönüşümün Hikâyesi

Hüseyin Ören, 1956 yılında İstanbul’da doğdu. Çocuk yaşlarından itibaren futbola olan ilgisi kısa sürede bir tutkuya dönüştü. Henüz 14 yaşındayken Vefa Spor Kulübü’nün altyapısında forma giymeye başladı. En büyük hayali, bir gün A takım kadrosuna yükselmekti. Bu hayaline 18 yaşında kavuştu.

Yıldız takım A kadrosuna geçtiği gün, arkadaşlarıyla bu başarıyı kutlamak için yemeğe çıktı. Ancak o akşam, hayatının yönünü tamamen değiştiren bir trafik kazası geçirdi. Kazada dört arkadaşı yaşamını yitirdi; Hüseyin Ören ise ağır yaralandı, omurilik hasarı nedeniyle boynundan aşağısı tamamen felç kaldı. O andan itibaren, yaşamı artık eskisi gibi olmayacaktı...

Hüseyin Ören, yaşadığı kaybı bir son değil, toplumun değişmesi gerektiğine dair güçlü bir çağrı olarak kabul etti. Engelliliği bireysel bir sınır değil, toplumsal dönüşümün başlangıç noktası saydı.

Geçirdiği kazadan sonra, toplumda engelliliğe dair algının köklü biçimde değişmesi gerektiğine inandı.
1970’li yıllarda engelli bireyler için nitelikli destek hizmetlerinin neredeyse hiç olmadığı bir dönemde, bireysel mücadelesini hak temelli bir toplumsal dönüşüme dönüştürme kararı aldı.Bu kararlılık, 16 Ocak 1998’de Özürlüler Vakfı’nın kurulmasıyla kurumsal bir yapıya dönüştü. Vakıf, Hüseyin Ören’in öncülüğünde; biri görme engelli, dört ortopedik engelli ve iki engelli olmayan kurucu olmak üzere toplam sekiz kişi tarafından kuruldu.

Bu başlangıcın amacı açıktı:

  • Engelli bireylerin toplumda eşit haklara sahip yurttaşlar olarak yer alması,
  • Erişilebilir yaşam alanlarının yaygınlaşması,
  • Yardım anlayışının yerine hak temelli sosyal politikaların yerleşmesi.

Bir Mirasın İzinde

Hüseyin Ören, 6 Haziran 2001'de aramızdan ayrıldı.
Ancak geride bıraktığı fikirler, binlerce insanın yaşamına dokunan kalıcı bir miras olarak yaşamaya devam ediyor.

"Engel, zihinde başlar. Ön yargıları kaldırdığımızda, yollar da açılır."
Hüseyin Ören, Özürlüler Vakfı Kurucusu

Bugün Özürlüler Vakfı, kurucusunun bu vizyonunu sürdürerek çalışmalarını yürütmektedir. Eşitlik, erişilebilirlik ve insan onuru ilkeleriyle; her bireyin yaşamda tam ve etkin biçimde yer alabildiği bir toplum için üretmeye devam etmektedir.

"Engellilik bir bireyin değil, bir toplumun meselesidir."
Çünkü bireyleri engelli kılan, fiziksel farklılıkları değil; erişilemeyen yollar, duyulmayan sesler ve görülmeyen haklardır.

Gerçek dönüşüm, bireyi değiştirmekle değil, toplumu dönüştürmekle başlar. Özürlüler Vakfı, tam da bu anlayışla; herkesin eşit biçimde katılabildiği, erişebildiği ve onuruyla var olabildiği bir Türkiye için çalışmaktadır.

Kurucumuz ve Kuruluş Hikâyemiz

Bir Hakkı Ortaklaşmak İster Misiniz?

Yardım etmiyorsunuz, bir mücadeleye ortak oluyorsunuz. Daha kapsayıcı bir dünya için sen de katkı sağlayabilirsin.

Özürlüler Vakfı Görseli